|
"Sizler, yani yeni Türkiye'nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz... Dinlenmemek üzere yürümeye karar (devamı) |
19 Mayıs kutlamalarına yasak geldi
Terörün aldığı canlar bahane edildi, 30 Ağustos etkinliklerine sınırlandırma getirildi. Sonra Van depreminin acıları istismar edildi, Cumhuriyet Bayramı etkinlikleri iptal edildi. Ama kimi bakanların çocuklarının düğünlerine, devlet adamları katıldı.
"Milli bayramlar"ı kutlamaya getirilen kısıtlamalar, birer “işaret fişeği”ydi...
Sıra 19 Mayıs gösterilerine geldi.
Nasıl mı?
İşte Müsteşar Emin Zararsız’ın, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer adına İl Milli Eğitim Müdürlükleri’ne gönderdiği genelge...
Genelge, “19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı törenlerinde, yönetmelikte yer almayan senaryo, değişik renk ve nitelikte gösteri ve fon çalışmaları gibi etkinliklere yer verilmemesini, kutlamaların sadece okullarda yapılmasını” isteniyor.
Yani?
Denenleri uygulayın!
Zaten, yıllardır, cemaat okulları 19 Mayıs gösterilerine katılmıyor/du. O okul yönetimlerine bunu soran da yoktu. Görünüşte törenlere değil de, 19 Mayıs’ın felsefesine karşı olanların gerçekçesi, bayram öncesi yapılan “prova”ların öğrencilerin derslerini aksattığı yönündeydi.
Müsteşar Emin Zararsız’ın, Bakanlık adına gönderdiği genelgedeki “masum” gerekçeye bakar mısınız?
"Kutlama törenlerinin hazırlık döneminin mevsim olarak soğuk bir zamana denk gelmesi nedeniyle sağlık sorunlarına yol açmasına, çalışma süresinin uzun olması nedeniyle öğrencilerin derslere ilgisinin azalmasına, motivasyonlarının düşmesine, gönüllü olmayan öğrenci velilerinin okullarla olan ilişkilerinin bozulmasına sebep olduğu yönünde duyumlar alınmaktadır."
Bu ne yaman değişim!
Değişim, yoksa, Türkiye'nin iklimini de mi değiştirdi?
*****
Adında “milli” sözcüğü olan bakanlık ne yapmak istiyor?
Stat gösterilerinin sadece Ankara ile sınırlı tutulması ne demek?
Bayramların kapsamını daraltarak, bayramları kapalı mekanlara sokarak, göstermelik törenlerle geçiştirerek, “milli bayramlar"ı unutturmak...
Bu ne demek?
Eğitimde gericilik, adım adım ilerliyor/du. Acele etmeye gerek yoktu. Ama son zamanlarda “hızlı” olma, kimi şeylerinin zamanı geldiğinin artık anlaşılmış olduğudur.
“Milli bayramlar"ın bir ruhu var/dı. Bu bayramlar, Cumhuriyet”le gelen düşünceleri, Cumhuriyet felsefesini yaşatıyor, geleceğe aktarıyordu.
Bu gidişle “milli bayramlar"ın sadece adı kalacak; “milli bayramlar" tarih olur.
Ortaya çıkacak boşluk, bir başkasıyla doldurulur.
“Milli bayramlar"ın boşluğunun nasıl doldurullacağını, 23 Nisan'ı gölgede bırakmak için birkaç yıldır yapılanlarda bulabiliriz.
Unutmayalım, elden giden “milli bayramlar” değil...
TURGUT ÇELİK/ Mersin
Yurda girmeye çalışan kaçakçı gurubu Heronlarca saptandı. Ülkenin bu acılı mücadele yıllarında Pkk'lı olarak algılandılar ve uçaklarla vuruldular. Olay oldukça üzücüdür ancak bu ülkenin acılı mücadelesinde bir yavaşlamaya yol açmamalıdır. Güneydoğulular şunu bilmelidirler; bu ülkenin Pkk'yla mücadelesine katılabilseydiler eğer, olay çoktan bitmiş olacak ve bu günler yaşanmıyacaktı. Yaşanan bu olay onlara yapmaları gereken seçimi göstermektedir.
su zor günlerde hiç olmayacağını bildiğimiz bi inançla çıkıp gelsen keşke...
eskiden Cumhuriyetimizin kuruluş yıl dönümü daha bir coşkulu kutlanırdı. her geçen yıl bu coşku azalıyor mu ne? daha mı az şükrediyoruz Atamıza? daha mı çabuk unutuyoruz bu topraklar için kanlarını döken insanları? türkiye hafızasını kaybetmeye başladı. sonumuz hayır ola...
Farkında olmadığımız bir şekilde öğretiliyor bunların hepsi bize... Atamıza, ulusal değerlerimize dil uzatılmasına bile sessiz kalabiliyoruz. İnanılmaz bir psikolojik savaşın içerisindeyiz.Değerlerimiz yıkılıyor!
Tayyip Erdoğan'ın bize o 200 kişiyi vermesi gerekiyor. Irak sınırına 4 km. girmiş olmak, Kobraların teröristlerin geçiş yollarını bombalaması bize komik geliyor.
Kandil'e haftada iki kez gidilmeli. Kandil darmadağın edilmeli. Sivil kayıplar önemsenmemeli. Kim bizim sivil kayıplarımızın hesabını soruyor ki?
Hem Hamas hem Suriye'nin sorunları bize ait değildir. Daha önce hiçbir iktidarın döneminde bu hallere düşmemiştik biz. Çok zamandır ayrıca hergün 2-3 kişi öldürülmekte.
Yürüyüş ve mitingler neye yarıyor? Kime etki edecek? Kimse zamanını boşa harcamamalı. Baskı kurulacak adres AKP'dir. Seyahatlerin iptali, 'Yanlarına Kalmayacak' söylevleri zavallıcadır. Orda olduklarına göre sorunu çözmeye zorlanmalıdırlar.
Bu sorun ancak İran, Suriye ve Irak merkezi hükümetiyle işbirliği yaparak ve birlikte davranarak çözülür. Türkiye asla Suriye'yi karşısına almamalıdır.
Bir subay şehit oldu diye "Menemen'i yakın ! "diyen Mustafa Kemal'i özledik .